BLOG OLUŞTURUN

Ara:
 


BAŞARI ELDE ETMİŞ İNSANLAR HAYALLERİNİN PEŞİNDEN GİDERKEN, ÇEVRELERİNDEKİ KİŞİLER HAYALLERİNE GÜLÜP VAKİTLERİNİ BOŞA HARCADIKLARINI SÖYLEMİŞLERDİR.



Kategoriler
EĞİTİM
SİYASET
TARİH
KISSADAN HİSSE
FAYDALI BİLGİLER
FIKRA
ÜRÜN TANITIMI
TARİHE İZ BIRAKANLAR
ÖZLÜ SÖZLER
UYANDIRMA SERVİSİ
GİRİŞİMCİLİK
BİLİM VE TEKNOLOJİ

En son notlar
BALIK VE PAYLAŞIM ÜZERİNE
[05-04-2010 16:25]

2 ÖNEMLİ VE FAYDALI BİLGİ
[04-24-2010 00:05]

MİMAR SİNAN VE ESERLERİ
[04-18-2010 22:04]

Plastikten Esnek, Çelikten Dayanıklı: Sırrı Çözülemeyen Biyopolimer
[04-13-2010 11:22]

MUSTAFA'NIN EŞEĞİ YÜKSEL, YEDİĞİ OTU HEPSİNDEN FAZLA HAK ETMEKTEDİR
[04-12-2010 22:25]

[03-18-2010 11:41]
ÇANAKKALE DESTANI YILDÖNÜMÜ MÜNASEBETİ İLE
Çanakkale.

Ardı sıra; mahşer, cehennem, vahşet, harp, kahraman, destan, şehadet, zafer, her ne isim konursa o isme vurulan TÜRK mührü.

Doksan beş yıldır, nöbetlerini toprağın altında tutmaya devam eden kahramanların aşılamaz siperi.

TÜRK’ün düşmanlarına süngüsünü öptürdüğü er meydanı.

Belki Türk’ün yurdundaki ev ev her haneye düşen düvel i muazzama güllelerinden neşv ü nema eden kan renkli şehadet güllerinin gülistanı.

Yediden yetmişe namusunu, vatanını, dinini müdafaa için elde silah cepheye cihada koşan yiğitlerin kanlarıyla yazdıkları kahramanlık destanı.

Türk milletinin bağrını dağlayan gururu, en acılı övüncü, var olma uğruna tarihe ödediği en ağır bedel. Türk’ün en kanlı zaferi.

Her Türk evladının sine-i manevisinde iftiharla parıldayan zafer nişanı.

Tertemiz alnından vurulan Şehit Mehmedimin, Türk’ün afakında dünya durdukça çınlayacak şarkısı.

Çanakkale içinde aynalı çarşı, ana ben gidiyom düşmana karşı.

Bu türküyü her dinleyişinde ağlayan büyükbabamın gözyaşlarının sebebini merak ederdim hep. Bu gözyaşlarının Çanakkale’de şehit düşen Yüzbaşı İzzet ve Aliş isimli iki ağabeyi için hasret gözyaşları olduğu kadar, onların şehadetlerinin ve ağabeylerinin de iştiraki ile elde edilen kutlu zaferin gururu sebebiyle dökülen gözyaşları olduğunu, o şarkıyı her dinlediğimde aynı iftihar hisleri ile gözlerimden gayr-ı ihtiyari yaşlar süzülmeye başladığında anladım.

Ve yine;

Çanakkale harbinin sadece top, tüfek, süngü, siper, tabya gibi askeri saiklerden ibaret addedilerek anlaşılamayacağını,

Çanakkale Zaferini anlamak için;

İkiyüzelli kiloluk mermiyi Seyyid Onbaşı’ya kaldırtan gücün menbaını, bu son merminin hedefinin en öldürücü noktasına isabetini, Nusret gemisinin döktüğü mayınları asıl faydalı olacakları mevkie sürükleyen akıntının sebebini, İngiliz Harp Tarihi kaynaklarına da kaydedilen bazı süvari birliklerinin kayboluş muammalarını ve daha buna benzer kayıtlara geçmiş birçok hadisenin izah edilemeyen sebeplerini bir mesnede istinad ettirmek gerektiğini,

Mermisi kalmayan Mehmetçiğin, mermilerin havada birbirine çarptığı kesafette mermi yağdıran düşmana süngü hücumuna kalkmasındaki, önündeki arkadaşının şehid olduğunu görüp kendinin de hemen sonra şehid olacağını bile bile gözünü kırpmadan siperden fırlamasındaki, tepesine tonlarca güllenin yağmasına rağmen mevzisini terk etmemesindeki, yaralı düşmanını sırtlayıp düşman siperlerine taşımasındaki teslimiyet, fedakârlık ve asaletin Allah’a olan imanından neşet ettiğini anlamak gerektiğini anladım.

Türk’ün Allah’a imanı, O’na zorluklar karşısında dik durma, ölüme meydan okuma kuvvet ve kudretini bahşeden yegâne istinadıdır. O imandır ki, ona sarıldığı ve ona hizmet ettiği her savaşında olduğu gibi, Çanakkale Müdafaası’nda da Türk’ün kuvve-i manevisi ve sebeb-i muzafferiyeti olmuştur.

Hezimetlerinin gerçek sebebini, Çanakkale gailesini başımıza açan gözü doymaz ingilizin o zamanki savaş bakanı winston churchill çok isabetle teşhis etmiş. Şöyle diyor o iflah olmaz Türk düşmanı:

Biz Çanakkale’de sadece Türklerle savaşmadık, Tanrı ile de savaştık. Çünkü Tanrı Türklerin yanında idi. Tabiatıyla yenildik.

Çanakkale Zaferi’nin askeri, siyasi birçok neticeleri vardır ama bizi alakadar eden neticelerini Sami Paşazade Sezai Bey şöyle hülasa etmiştir:

Çanakkale Müdafaası üç mucizeler muharebesidir. Hal’i kurtardı, maziye hamaset ve azametini iade etti ve bir vatan-ı ebedi yaptı.

İngiliz yazar Ellis Ashmit Bartlett ise Çanakkale’de hezimete uğramalarının hiçbir mazereti olmadığını, neticenin Türk’ün tartışmasız muzafferiyeti olduğunu şu sözlerle te’yid ediyor:

18 Mart’ta mağlup olduk. Bu bapta te’vile felana (başka mana vermeye falan) hacet yoktur.

Evet, Çanakkale Türk Milletinin bir varoluş mücadelesi ve bu dehşetli mücadele neticesinde Lutf-u İlahi olarak elde ettiği En Muhteşem Zaferidir.

Çanakkale zaferi bütün Türk milletinin gayret ve fedakârlığı ile kazanılmıştır ama asıl kahramanlar o destanı kanlarıyla yazan Asım’ın nesli Yiğit Mehmetçiklerimizdir.

Çanakkale Zafer’imizin 95. sene-i devriyesi münasebeti ile müteşekkir olduğumuz O Arslan Nefer’e minnetimizi ifadeye bu abd-i aciz’in sözleri kifayet etmez.

Kahraman Şehitlerimizi, merhum Gazilerimizi, Onları Türk Milleti adına ‘Çanakkale Şehitlerine’ şiirinde en güzel ve en münasip lisanla ta’ziz eden Akif’imizin mısraları ile, Minnet ve Rahmet ile yâd edelim.




Ey bu topraklar için toprağa düşmüş asker!

Sen ki, İslam'ı kuşatmış, boğuyorken hüsran,
O demir çenberi göğsünde kırıp parçaladın;
Sen ki, rûhunla beraber gezer ecrâmı adın;
Sen ki, a'sâra gömülsen taşacaksın... Heyhâd,
Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihâd...
Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber,
Sana âğûşunu açmış duruyor Peygamber.

Kenan Algün

Geri İzlemeler


GERİ İZLEME ADRESİ: http://www.blogulkesi.com/trackback/1607

Yorum

Bir yorum gönder
İsim:


E-posta:


Başlık:


Yorum:

Kod:




Fotoğraf albümleri
Makyaj malzemeleri
Örümcek ve ağı


Bağlantılarım
İŞ FIRSATLARI




En son fotoğraflar
A service of blogulkesi.com